sürücü belgesi olanın sürücü olması
insanlar gerçekten garip. aslında biçok şey sayarım da şu an konu o değil. çok daha garipsediğim, sinir olduğum bi şeyden bahsedicem: her sürücü belgesi olanın kendini sürücü sanması.
neredeyse istisnasız; ne zaman araç kullansam diğerlerinin barzoluğunu görüyorum. sağdan araç geçmek mi dersin geçiş önceliği bilmemek mi dersin tabela okuyamamak mı dersin; dersin de dersin. bunlardan en beteri: sağdan araç “sollamak”. ya hu ikisi gidiş ikisi geliş (her zamanki gibi sağ şeritler park etmiş araçlara tahsis edilmiş) olmak üzere ortada refüj ile ayrılmış ana caddede ileriyorum. aynadan arkaya baktığımda düzinelerce araba. saatte 40-60 km hızları arasında duruma göre ilerliyoruz. ileride yaya geçidi başında bi teyze durmuş karşıya geçmek için bekliyor. aslında beklememesi, araçların durup yol vermesi lazım da neyse burası türkiye yaya bekliyor işte. araçların durmasını geçtim, niyeyse kimse durmasa bile en azından azıcık yavaşlayıp öndeki araçla arasını açarak yayanın karşıya geçmesini sağlayacak kadar bile boşluk oluşturmuyor. her neyse; her zaman yaptığım gibi; eğer benden sonra gelen varsa, yayanın geçmesi zor olacaksa durup yayaya hakkı olan yerde yol verdim. yavaşlamaya başladığım anda arkadan gelen aracın mükemmel bir “zekilik” yapıp kıvrak bir manevra ile sağ şeritteki boşluğu kullanarak sağımdan hemencecik beni geçerek tabakhanesine hiç duraklamadan varacağını hissettim. önce orta aynaya, hemen ardından sağ aynaya, sonra da yayaya baktım. işte o anda ortalama 50 km/s hızla gitmenin yararınadır ki boş yere sol şeritte duraksadığı için sağdan beni geçen zeki sürücü arkadaş yaya geçidinde hakkını kullanan yayayı fark etti de durması gereken çizgiyi geçmiş olsa da bi’ kaza olmadan durdu. yav arkadaşım 20 metre geride yaya geçidi tabelası var; yaya geçidinin hemen önünde de koskoca “önce yaya” ibaresi var sen hâlâ neyi anlamıyosun barzo herif ben geri zekalı mıyım da sol şeritteyken akan trafiği durduruyorum? bu insanın çok yüksek olasılıkla sürücü belgesi var ve işin kötü tarafı da belgesinin olması. sınavlar resmen formalite icabı yapılıyo. ayağını debriyajdan zamanında çekebilen herkes sürücü oluyor ülkede. böyle iş olmaz.
bunların bi değişik türü de var onlar da e5’te yüksek hızlarda sağdan araç geçenler. iki farklı durumu var bi de bunların. birincisi; sol şeritte 100-110 km/s civarında ilerlerken bir anda arkamda beliren, hızlıca yaklaşan araçların sürücüleri. bunları görür görmez sağa sinyal verir, kendilerine yol vereceğimi belli ederim. 10 metre ileride orta şeritte ilerleyen aracı geçer geçmez yol vericem ama bunlarda sabır nerde akıl nerde? tam sağa çıkıcam bakıyorum aynaya adam sağa geçmiş yanımda. aynaya bakmasam sağıma bakmasam tam kazalık durum. kaza olsa üstüne ben şerit ihlali yapmış olurum bi’ de. bunların ikinci durumu da sağa çıkış olan yerlerde sağdan araç sollayan türler. orta şeritte ilerlerken az ileride sağa çıkış olduğu ve gideceğim yer orası olduğu için sağ şeride geçme niyetim var. orta ve sağ aynaya bakıyorum arkam boş. biraz daha ilerleyip sağa geçecek olduğum an bi bakıyorum sağ şeritten kaptırmış bi arkadaş geliyo. önüne çıksam ona kaza yaptırma ihtimalim var, çıkmasam çıkışı kaçırma ihtimalim var, orta şeritte yavaşlasam o geçtikten sonra sağa geçeyim desem bu sefer de sağ şerittekilerden daha yavaş olacağım için o da ayrı bi’ sorun. kısacası bunda da durum tam olarak var oğlu var.
arkadaşlarım niye sağdan araç geçiyonuz derdiniz ne? havalı olduğunuzu mu sanıyonuz sağdan sağdan kaptırıp gidince? ya yol verdiğim, hakkını kullanan yayaya çarpsanız? ya başka bi kazaya sebebiyet verseniz? kendi canınızı önemsemiyo olabilirsiniz ama kendinizi attığınız kadar, hatta belki ondan daha da çok başkasını tehlikeye atıyonuz olm amacınız ne? insan mı öldürmek istiyonuz zevk mi alıyonuz? risk istiyosan çık dağın kenarına gez orda istediğin kadar. salak saçma işler yapmayın sürücü belgesi aldıysanız kuralları öğrendiniz diyedir. sağdan soldan 300 500 km/s ile gidebiliyonuz diye değil.